İstanbul Sapphire Çarşı – Balmumu Müzesi

Selamlar, bu yazımda sizlere İstanbul Sapphire Çarşı’da yer alan balmumu müzesine  bu akşam kız arkadaşımla yaptığımız geziden bahsedeceğim.

Sapphire’e gitme amacımız, Simple Restaurant’ta Kasım sonuna kadar geçerli olan kampanya kuponumuzu kullanmaktı.  Fakat gitmişken  Türkiye’de bir ilk olan balmumu müzesini ziyaret etmeden geçmek istemedik. Aslında balmumu müzesi için gitmiş ve gitmişken yemek yemiş olduk. Zira müze, yemekten çok daha etkileyiciydi. Sadece bu müzeyi görmek için bile gidebilirsiniz.

İlk defa Sapphire’e gidecekler için (örneğin bizim gibi), yeri çok çok kolay. Metroyla gelecekler 4.Levent durağında indikten sonra  metrodan istasyonundan çıkmadan direkt Sapphire’e geçebilirler (benzer bir sistem Cevahir, Kanyon, Metrocity gibi alışveriş merkezlerinde de var). Eğer Beşiktaş üzerinden gelecekseniz, minibüs ve ya otobüsle 4.Levente’te indikten sonra yine metro istasyonuna girerek Sapphire’e geçebilirsiniz.

Bizim Sapphire hakkındaki ilk izlenimimiz oldukça boş olmasıydı. Tabii bu durum hafta sonunda insanların alışveriş merkezlerinden çok eğlence mekanlarına gitmesi ve çevre plazalarda çalışan olmamasından da kaynaklanabilir. Ama Cevahir ile kıyaslandığında Sapphire çok daha ferah bir mimariye sahip diyebilirim. Yani aynı insan kalabalığında Sapphire daha rahat gezilebilir.

Alışveriş merkezine girdikten sonra, biraz katları dolaştık. En üst kata kadar her katta kısa bir tur attık. Her katta bir mağaza, her katta  indirim, kampanya derken kız arkadaşımı zor zaptettim. En üst kattaki şehir manzarasına bir sonraki gelişimizde uğramak üzere, balmumu müzesine doğru yürüyen merdivenlerle inmeye başladık. Müzeye ulaşmak için B4 katına inmeniz gerekiyor. Bu kat otoparkın bir üstü, yani baya aşağıya ineceksiniz. Yürüyen merdivenlerde sabrımızı sınadıktan sonra müze girişine ulaştık. Müze ücretleri oldukça uygun: Tam 10 TL, indirimli 7 TL, en az 10 kişi öğrenci olmak kaydıyla kişi başı 5 TL, 7 yaş altına ve engelli bir vatandaşımız ve refakatçisine ücretsiz olacak şekilde ücretlendirme yapılmış. Biletlerimi aldık ve giriş kapısındaki vitrinlerde heykel parçalarının detaylarına şaşırdıktan sonra müzeye girdik.

Girişte bizi karşılayan rehber arkadaş dilersek rehber ile ya da yalnız gezebileceğimizi belirttikten sonra, rehberimizi dinlemek üzere ilk salondaki ilk heykelin başına geçtik. İlk heykel büyük hükümdar Cengiz Han’a ait, oldukça gerçekçi ve başını sizin bulunduğunuz yöne döndürmesiyle sizi şaşırtabilecek ve hatta korkutabilecek bir eser. Benim en çok beğendiklerimden biri de bu heykel oldu. Rehberimizden aldığımız bilgiye göre heykellerde mümkün olduğunca kişilerin gerçek ebatları baz alınmış. Bu durumda Cengiz Han’ın ufak boyuyla dünyayı sarsan bir kişilik olduğunu anlamış olduk. Aşağıda Cengiz Han’ın kendisini kameraya almış olmamdan dolayı duyduğu rahatsızlığı gösteren bir video izleyebilirsiniz.

Cengiz Han’dan sonra Osmanlı Devleti’nin ünlü bazı padişahlarını sırasıyla gördük: Osman Bey, Fatih Sultan Mehmet ve Yavuz Sultan Selim.

Yunus Emre, Mimar Sinan gibi önemli şahsiyetleriyle de tanıştıktan sonra bu günlerde en çok konuşulan isimler olan Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın heykelleri karşımıza çıktı. Ama maalesef dizideki karakteri bu heykellere pek benzetemedik, hayal kırıklığına uğramayın bizden söylemesi.

Atilla, Timur ve Alparslan gibi tarih sahnesine damga vurmuş kişilerle yolumuza devam ettik. Farabi, İbn-i Sina ve Fuzuli gibi önemli Türk büyükleri hakkında hem bilgi aldık, hem de hep tarih kitaplarında okuduğumuz bu kişilerin kanlı canlı gibi karşımızda durmasından heyecanlandık. Tüm tarih derslerinde okul hayatı boyunca sıkılmış bir mühendis olarak, “bizim zamanımızda böyle bir yere gelip heykelleri görsek belki tarih daha çok aklımızda kalırdı ve ilgimiz artardı” diye düşünmekten kendimi alamadım.

Bir sonraki salona geçtiğimizde ise dünyanın dört bir yanından ünlü kişilerin heykelleri bizi karşıladı. Elvis Presley, The Beatles gibi müzik dünyasını ünlülerinden sonra siyasi ve askeri liderleri inceledik. Dünyayı titreten Hitler’in karşınızdaki masada oturması ilginç bir duygu doğrusu. En son salona geçtiğimizde ise, kimisi hala hayatta olan,  Türkiye’nin yakın tarihindeki ünlü isimlere rastladık. Bunlardan bazıları Nazım Hikmet, Levent Kırca, Fazıl Say, Kemal Sunal olarak sıralanabilir.

Rehberimizin güzel ve detaylı anlatımının yanı sıra, Mevlana Celaleddin Rumi ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk hakkında kısa birer sunum izledik. Ayrıca incelediğimiz heykellere göre ortam müziğinin ayarlanmış olması da hoş bir detaydı. Bir başka detay ise ömrünün uzun yıllarını hapishanelerde geçirmiş olan Nazım Hikmet’in heykelinin müzede de bir kafes içinde gösterilmesiydi. Dikkatli bakarsanız birçok heykelin arka plan fotoğraflarının da heykellere göre hazırlandığını görebilirsiniz. Bu gibi detaylar bize bu kişileri sanki gerçekten görmüşüz gibi bir deneyim yaşattı.

Normalde heykellere dokunmak yasak olduğu için, gezimizin bir aşamasında ziyaretçilerin merakını gidermek adına balmumundan yapılmış insan vücudu örneklerine dokunmamıza ve incelememize izin verildi. Bu incelemede heykellerde gerçek saç ve tırnak kullanıldığını, ayrıca yüz hatlarının oluşturulmasında, gerekli izinler alınabilirse ilgili ünlü kişinin mezarının açılıp, iskeletinin incelendiğini ve yüz kalıbının bu iskeletten çıkartıldığını öğrendik. Bunun bir örneğini Timur’un yüz detaylarında görebilirsiniz. Ayrıca müze görevlileri espri olsun diye elektrikçi ve güvenlik görevlisinin de heykellerini yapmışlar  komik olmuş🙂

Bu gezimizin sonunda, hem tarih sahnesinde karşımıza çıkan önemli kişiler hakkında bilgiler almış, hem de onları karşımızda görmekten dolayı heyecanlanmış ve korkmuş olduk. Gitmeniz şiddetle tavsiye edilir!

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s